Hoşgeldin Ziyaretçi
Mesaj atabilmek için forumumuza kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adı
  

Şifre
  





Forumlarda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Üye Sayısı: 54
» En Son Üyemiz: Exochecex
» Konu Sayısı: 8
» Mesaj Sayısı: 8

Tam İstatistik

Çevrimiçi Kullanıcılar
Şu anda 2 çevrimiçi kullanıcı var.
» 0 üye | 2 Misafir

En Son Konular
Yaylı Tambur Hakkında
Forum: Yaylı Tambur
Son Mesaj: leaquid
01.11.2018, 10:53
» Cevaplar: 0
» Gösterim: 316
Erhu & Rebab Hakkında
Forum: Erhu & Rebab
Son Mesaj: leaquid
01.11.2018, 10:07
» Cevaplar: 0
» Gösterim: 200
Viyolonsel (Çello) Hakkın...
Forum: Viyolonsel (Çello)
Son Mesaj: leaquid
01.11.2018, 09:59
» Cevaplar: 0
» Gösterim: 198
Viyola Hakkında
Forum: Viyola
Son Mesaj: leaquid
01.11.2018, 09:55
» Cevaplar: 0
» Gösterim: 165
Kontrbas Hakkında
Forum: Kontrbas
Son Mesaj: leaquid
01.11.2018, 09:52
» Cevaplar: 0
» Gösterim: 182
Kabak Kemane Hakkında
Forum: Kabak Kemane
Son Mesaj: leaquid
01.11.2018, 09:50
» Cevaplar: 0
» Gösterim: 190
Kemençe Hakkında
Forum: Kemençe
Son Mesaj: leaquid
01.11.2018, 09:46
» Cevaplar: 0
» Gösterim: 200
Keman Hakkında
Forum: Keman
Son Mesaj: leaquid
01.11.2018, 09:35
» Cevaplar: 0
» Gösterim: 1,689

 
  Yaylı Tambur Hakkında
Gönderen: leaquid - 01.11.2018, 10:53 - Forum: Yaylı Tambur - Cevap Yok

Yaylı tambur, yayla çalınan tambur türüdür. Yaklaşık bir asırlık bir geçmişi vardır. Tanburi Cemil Bey tarafından icat edildi. Daha sonra Ercüment Batanay ve Fahrettin Çimenli tarafından geliştirilerek bugünkü hâline getirildi.

Tamburun eskiden de yayla çalındığına dair 15. yüzyılda Abdülkadir Meragi’den gelme rivayetler varsa da günümüzde bilinen yaylı tamburu ilk olarak 1900'lerin başında Cemil Bey icat etmiştir. Türk müziğinde viyolonselin yanı sıra pest ses verecek bir enstrüman arayışı içinde olan Cemil Bey mızraplı tamburun eşiğine bir kibrit çöpü koyup alt telleri yükselterek kemençe yayıyla çalmayı denediğinde o zamana dek hiçbir enstrümandan duyulmamış hüzünlü ve duygulu bir ses elde etti. Cemil Bey tamburu yaylı olarak ilk defa Ferik Yanyalı Mustafa Paşa’ya dinletti. Yine bir paşa konağındaki toplantıda ilk kez yaylı tamburunu çaldı ve yeni sazın buğulu ve yumuşak sesi dinleyen herkesi büyüledi.

Cemil Bey, taş plaklarındaki ferahfezabestenigârsegâhhicazyegâh gibi taksimlerle yanık ninni, gazel ve şarkılar gibi toplam yirmi kadar eserini yaylı tamburla çaldı fakat icat ettiği bu yeni sazı fazla geliştirmeden olduğu gibi bıraktı. Daha sonra İzzettin Ökte, Cemil Bey’de ayrı olan alt telleri birleştirerek viyolonsele yakın bir tını elde etti. Önceleri mızraplı tambur çalan Ercüment Batanay yaylı tamburu ilk olarak İzzettin Ökte’de gördü ve çok etkilenerek heves etti. Daha sonraları ise mızraplı tamburu tamamen terk ederek yaylı tamburuyla meşhur oldu. Batanay 1947'de gazinolarda çalışmaya başladığında yaylı tamburun sesinin diğer sazlar arasında çok cılız kaldığını görünce sazını geliştirmek için çareler aradı. Cümbüş gövdesine tambur sapı taktı. Gövdenin içini kadife ile kapladı. Telleri kalınlaştırıp akordu tizleştirdi. Eşik altına klasik kemençedeki gibi lastikler koydu. Gövdenin içine can direği yerleştirmek ise Fahrettin Çimenli’nin buluşudur. Böylece yaylı tambur yüksek ses veren bir enstrüman hâlini aldı.

Yaylı tamburun gövde yapımında maunkaraağaççınarakçaağaçardıç gibi çeşitli ağaçlar kullanılır. Ses tablası oğlak, keçi,manda veya deve derisinden, bazen de tahtadan, burguları metalden, can direği ise ayarlı olarak yapılır. Ses tablası tahta olan yaylı tamburlar tambur-viyolonsel arası bir ses verirler. Madeni cümbüş gövdeli tamburlar ise daha ucuz olup yüksek sesleri dolayısıyla piyasa müziğinde kullanılmaktadır. Çıkan madeni sesi azaltmak için bu tür tamburların gövdelerine kadife bir kılıf geçirilir.

Yaylı tambur, gövdesi iki dizin üstüne sapı yere dik olarak konularak, viyolonsel yayına benzer bir yayla çalınır. Ses alanı iki oktavdır ama bazen orta tel kullanılarak iki buçuk oktava çıkabilir. Türk müziğinde insan sesine en yakın saz olduğu söylenir. Mızraplı tamburun bütün tellerinin eşit yükseklikte olmasına karşın, yaylı tamburun en soldaki iki alt teli yaklaşık 2 mm yüksektedir ve bu iki tel gövde üzerinde birleştirilip tek tel olarak çalınır. Çoğu tamburda dört sıra hâlinde toplam 6 tel vardır ama 7-8 tele kadar takılabilir. Alt tele 0,32-0,36 mm arası teller tercih edilir. Mızraplı tambura yapılan bolahenk akorttan daha dik olan mansur akortla çalınır. En alttaki yegâh teli diyapazonun re sesine akortlanır. Transpozedeki orta tel kullanımı hariç, icrada sadece yegâh teli kullanılır. Diğerleri ahenk telleridir.

Mızraplı tamburda mümkün olmayan uzun ve bitişik nağmeler yaylı tambur ile icra edilebilmektedir. Ancak yaylı tambur, icra bakımından zaten zor bir enstrüman olan mızraplı tamburdan daha da zordur. Çünkü tambur yapı itibarıyla aslen mızraplı bir sazdır ve tek tel üzerinden çalındığı için biraz ajiliteli eserlerde yaylı tambura hâkimiyet iyice güçleşmekte ve detone olma riski artmaktadır.


Yaylı tambur icracıları çoğunlukla mızraplı tambur çalanlardan oluşmaktadır. Ercüment Batanay’dan sonra önemli icracıları Fahrettin Çimenli, Sadun Aksüt ve Ahmet Rasim Sabuncuoğlu'dur. Ertuğrul Erkişi de son yılların tanınan icracılarındandır. Tamburilerin yanı sıra bazı udkeman sanatçıları ve diğer müzisyenler de yaylı tambur çalmaktadır. Aslında icracısı her zaman sınırlı sayıda kalmış olan yaylı tamburun halk arasında mızraplı tamburdan daha fazla tanınıp sevildiği söylenebilir.

Yaylı tamburun pek çok tamburi tarafından mızraplı tamburun kardeşi olarak görülüp çalınmasına karşın, Necdet Yaşar ve öğrencisi Murat Aydemir gibi bazı tamburiler bunun cümbüşten bozma bir çalgı olduğu, Cemil Bey’in o çalgıyı sonradan terk ettiği gibi nedenlerle yaylı tambura karşı çıkmışlardır.

Mızraplı tambur yapan lutiyeler genellikle yaylı tambur da yapmaktadırlar. Saadettin SandıMehmet Coşkun ve Elif Kızılhan tanınmış yapımcılardır.

Yayınlanmış bir yaylı tambur metodu bulunmamaktadır. Ama iyi mızraplı tambur çalan bir kimse, kemandaki gibi özel yay pozisyonları olmadığı için yaylı tamburu da fazla zorlanmadan öğrenebilir. Hızlı eserleri hakkıyla çalmak uzun ve disiplinli bir çalışma gerektirir.

Kaynak:  Vikipedi

Bu öğeyi yazdır

  Erhu & Rebab Hakkında
Gönderen: leaquid - 01.11.2018, 10:07 - Forum: Erhu & Rebab - Cevap Yok

Rebab, çoğunlukla Orta Asya'da kullanılan, çeşitli biçimleri olan telli bir çalgı türüdür.

Bir saz türüdür, gövdesi Hindistan cevizi kabuğundan yapılır. TürkiyeİranArabistanKuzey AfrikaAfganistanPakistanHindistan gibi ülkelerde bazı mızraplı ya da yaylı çalgılara verilen ortak bir isimdir. Tel sayısı bir ile beş arasındadır, çoğunlukla üç tellidir ama bazen beş telli de olabilir.

Organlojinin "Ayaklı Kemaneler" arasında incelediği çalgılardandır. Ayaklı Kemane silindirik biçiminde bir gövde ile uzunca bir saptan oluşmaktadır. Rebab (Kemançe) köken bakımından "küçük yay" anlamına gelen Farsça bir sözcük olup, daha çok "küçük yaylı çalgı" anlamında kullanılır. Kesik küre biçimindeki gövdesi, genellikle hindistan cevizi kabuğundan ve göğsü deridendir. İki ya da üç telli olan çalgının tornada yapılan iri burguları sapa yandan girer. Geçmişte kemançeye at kılı demetinden ya da ibrişimden teller takılmıştır. Yuvarlak sap gövdeye üsten girip alttan çıkar. Sapın gövdeden çıkan uzantısı bir tür dayama çubuğudur. İki diz arasında sapı yere dik olacak şekilde tutularak çalınan Rebabın ses alanı iki veya bir buçuk sekizliği kapsar. 18. yüzyıla kadar Türk Müziğinin tek yaylı çalgısı olan Rebab din dışı olduğu gibi Tasavvuf Müziğinde de büyük bir ilgiyle kullanılmıştır. Hatta Rebab adıyla kullanıldığı Mevlevî dergâhlarında bu çalgıya kutsallık bile yakıştırılmıştır. 18. yüzyılın ikinci yarısında Avrupa'dan gelen Sine Kemanının din dışı müzikte büyük ilgi görmesi üzerine gözden düşen ve terk edilen Rebab daha sonra yalnızca Mevlevi müziğinde kullanılmıştır. Günümüzde ise çoğunlukla Türkler,Kürtler ve Araplar arasında kullanılmaktadır. Türkiye'de; MardinŞırnakBatman gibi illerde kullanılmaktadır. (özellikle düğünlerde)

Kaynak:  Vikipedi

Bu öğeyi yazdır

  Viyolonsel (Çello) Hakkında
Gönderen: leaquid - 01.11.2018, 09:59 - Forum: Viyolonsel (Çello) - Cevap Yok

Viyolonsel ya da çello yaylı çalgıların bir türüdür. Viyolonsel, yaylı ailesinden dört telli ve tenor sesli bir çalgıdır.

Bu çalgının atası viola da gamba adı verilen 7 adet teli bulunan perdeli bir çalgıdır. Viyolonsel; kemanviyola ve kontrbas ile aynı ailedendir. Keman ile viyolonselin şekilleri büyük oranda birbirini andırsa da boyutları çok farklıdır.

16. yüzyılda ilk örnekleri Fransa'da ortaya çıkan bu çalgının şekli kadın vücudunu andırır. Başlangıçta beş telli olarak yapılan bu çalgı, önceleri orkestrada bas sesleri desteklemek için kullanılmıştır. Tek başına belirgin bir çalgı olarak ortaya çıkması ise 18. yüzyılda olmuştur.

Viyolonsel genellikle akustik olarak kullanılan bir enstrümandır. Her mekanda (açık alan,konser salonu,vs) çalınabilir. Karşıdan bakıldığında gövdesinin orta bölümünde bulunan ve el yazısı ile f harfini andıran 2 ses deliği ve eşik (köprü) olarak adlandırılan bir destek bulunur. Yayın tellere teması ile titreşen tellerden çıkan ses, eşik tarafından gövdenin içindeki havayı titreştirerek, içeride dikey olarak bulunan can direğine iletilir ve bu deliklerden geri döner.

Kaynak: Vikipedi

Bu öğeyi yazdır

  Viyola Hakkında
Gönderen: leaquid - 01.11.2018, 09:55 - Forum: Viyola - Cevap Yok

Viyolayaylı çalgılar ailesinin ikinci üyesidir ve şekli kemana benzemekle beraber kemandan biraz daha büyüktür. Alto' da denir. Fiziki yapısı kemana çok benzer. Keman ailesi müzik aletlerinde orta sese sahiptir ve keman ile çelloarasında yer alır. Gövde uzunluğu 41 – 45 cm civarındadır.

Notaları üçüncü çizgi ‘do’ anahtarıyla yazılır. İnce seslerde ‘sol’ anahtarı kullanılır. Viyolanın da dört teli vardır ve tam beşli aralıklarla DO, SOL, RE, LA olarak akort edilir.

Viyola teknik açıdan da kemana çok benzer. Parmak ve yay tekniği, pozisyonlar ve değişik ses renklerini elde etme yöntemleri kemandan farksızdır. Fakat viyolanın genelde koyu, derin ve can alıcı bir ses rengi vardır.

Tellerin her biri kendine özgü bir kişilik taşır. La telinden elde edilen sesler, tatlı ve ılımlı duyulur. Re telinin gösterişsiz ama yumuşak bir rengi vardır. Sol teli çok zengin tınılar üretir, en alttaki Do teli, özgün ses rengiyle, ciddi ve egemen bir yol göstericidir. Hoşgörüyü ve güven veren duyarlılığı anımsatır. Derinden gelen alto sesiyle viyola acıyı, hüznü ve sevdayı anlatmakta etkilidir. Kimi zaman sertliğe varabilen ince seslerle, ürkütücü çığlıkları duyururken, kimi zaman tatlı bir öğütçülüğe yönelir.

Bu özellikleri içeren viyolaya, orkestrada armoni eşliğinin orta partilerini seslendirme görevi verilir. Çünkü viyolanın ses alanı, orkestranın ses alanının tam ortasındadır. Kimi zaman özelliklerinden faydalanmak için bu çalgıya karakteristik ezgileri seslendirme görevi de verilir.

Kaynak: Vikipedi

Bu öğeyi yazdır

  Kontrbas Hakkında
Gönderen: leaquid - 01.11.2018, 09:52 - Forum: Kontrbas - Cevap Yok

Kontrbaskeman ailesinden, yaylılar grubunun en kalın sesli çalgısıdır. 4 telli ve 5 telli olmak üzere iki türü bulunur. 5 telli olan kontrbasa senfonik orkestra eserlerinin icrasında sık olarak ihtiyaç duyulmaktadır. Kontrbasın, özel bir tür çelikten yapılmış dört teli vardır. Bunun yanında yalnız bağırsak ya da bağırsak üzerine çelik sargı veya başka yapay malzemeler kullanılarak hazırlanmış teller de bulunabilmektedir. Yay kullanılarak ya da parmaklar yardımıyla çalınır. Diğer yaylı çalgılardan farklı olarak iki çeşit yay modeli bulunmaktadır. Bunlar Alman ve Fransız olarak adlandırılmaktadır. Alman modelde yay yan taraftan kavranarak tutulurken, Fransız modelde yay yukarıdan tutulur. Ayrıca senfonik orkestraların, cazpop ve rock müzik topluluklarının ana çalgılarından biridir. Kontrbas, özellikle caz müziğin vazgeçilmez çalgısı olmuştur. Kontrbas Violone adı verilen bir Rönesans çalgısından türemiştir. 16. yüzyıldan 18. yüzyıla kadar bir değişim süreci geçirmiştir. 18. yüzyılın ikinci yarısında bugünkü biçimini almıştır. Çok büyütülmüş bir keman görünümündedir. Boyu 1,80 metre, eni 60 cm olan kontrbas bu boyutları nedeniyle ayakta ya da yüksek bir tabureye oturularak çalınır. Bu enstruman için eser yazmış olan bestecilerin başında; K.D.von Dittesdorf, G.B.Vanhal, J.M.Sperger, V.Pichl, A.F.Hoffmeister, G.Bottesini, D.Dragonetti, A.Misek, S.Koussevitzky gelmektedir.

Kaynak: Vikipedi

Bu öğeyi yazdır

  Kabak Kemane Hakkında
Gönderen: leaquid - 01.11.2018, 09:50 - Forum: Kabak Kemane - Cevap Yok

Kabak kemaneTürk Halk Müziği'ndeki telli, yaylı ve deri kapaklı sazların tek örneğidir. Menşei Orta Asya'ya dayanmaktadır. Kabak kemane, Türkiye’de özellikle Batı Anadolu’da Ege Bölgesi’nde) yaygın olarak kullanılan bir sazdır. Kabak, kabak kemane, rebap (Güneydoğu Anadolu’da rubaba, Hatay yöresinde hegit) ve ıklığ gibi adlar ile bilinmektedir. Orta Asya Türkmenlerinin Gijek adını verdiği ve Azerbaycan halk müziğinde Kemança adıyla kullanılan çalgı da aynı köktendir. Gövdesi kabak veya hindistan cevizi, göğsü deri, iki veya üç telli olan bir halk çalgısıdır. Yörelere göre farklılık gösterir.

Su kabağı sap kısmından 1/3 oranında kesilir. Bu bölüme tekne adı verilir ve üzeri eskiden tavşan, günümüzde ise yürek zarı ile kaplanır. Tekne çapı yaklaşık 10-15 cm arasındadır. Tekneden sonra sap ve burgular gelir. Gövdenin en alt kısmında, çalgıcının kabak kemaneyi dizine dayayıp çalması için demir çubuk vardır. Bu çubuk aynı zamanda kabak ile sapın birbirini tutmasını da sağlar. Kemane perdesiz bir çalgı olduğu için her türlü kromatik ve komalı ses elde edilebilir. Ses genişliği, 2,5 oktavdır. Kabak kemane geçmişten günümüze kadar otantik görünüşünü korumuş bir halk çalgısıdır. Türkler kemane ve kemençe kültürlerini üç kıta üzerine yaymışlardır. "Iyık" Altaylarda "Yançak komus", Kırgızlarda "Kıl Kıyak", Türkmenlerde "Gıcak" gibi isimlerle anılmıştır. Kabak kemane yapılırken Su kabağı yukarı doğru incelen boğum altından kesilir ve üzerine yürek zarı veya deri geçirilir. Daha sonra kabağa ağaçtan sap (kol) monte edilir. Kemanenin aslı üç telli olup, daha geniş ses elde etmek için daha sonraları dördüncü bir tel ilave edilmiştir.

Tellerin ses düzeni ise, en kalın telden itibaren “LA–RE–LA-RE” şeklindedir. Piyanoya göre, “DO–FA–DO–FA” veya “Sİ–Mİ–Sİ–Mİ” olan bu akordu yapabilmek için, tellerinin en kalın telden itibaren bağlamada kullanılan, “Taşlanmış Kalın Sırma” (La) ve “Taşlanmış İnce Sırma (Re)” teli, 0.30 (La), 0.20 (Re), numaralı bağlama tellerinin takılması gerekir. Bugün ise, 4 telli kabak kemane ile birlikte, Halil Çelik ve Özgür Çelik tarafından yapılan 5 telli kabak kemane de kullanılmaktadır. 5 telli kabak kemaneye, 4 telli kabak kemaneden farklı olarak bir kalın tel daha ilave edilmiştir. Bu tel bağlamada da kullanılan “Bam BamTeli”dir  ve 5 telli Kabak Kemanenin akordu, “RE-LA-RE-LA-RE,” piyanoya göre ise, “FA-DO-FA-DO-FA” veya “Mİ-Sİ-Mİ-Sİ-Mİ” şeklindedir.[1] 5 telli kabak kemanenin dışında Halil Çelik tarafından 2000'li yıllardan itibaren üretilen 6, 7 ve 8 telli kabak kemaneler de mevcuttur.

2014 yılında ise; ölçüleri, tel numaraları ve akord sistemi genç müzisyen Cafer Nazlıbaş tarafından belirlenen 6 telli kabak kemane icad edilmiştir. Bu, yapılan ilk 6 telli kemane olup, sahibine 6 telli kabak kemane mucidi unvanını getirmiştir. NAZLIBAŞ icadında klasik kabak kemane sesine bir oktav daha eklemiştir. Kemaneye bir ince ve bir kalın tel ilave edilerek peslerde ve tizlerde daha uç seslere ulaşabilmek, daha geniş bir ses aralığı elde edebilmek ve böylece daha çok eserin çalınabilmesine olanak sağlamak amaçlanmıştır. Ayrıca sesler kulağa artık çok daha hoş gelecektir.

Kabağın çapının büyük veya küçük olması elde edilecek sesin tiz veya pes olması sonucunu doğurur. İki eşik arası (üst ve alt eşik) normal şartlarda 32–33 cm. uzunluğunda olmalıdır. Ancak derinin az veya çok gergin olması bu uzaklığın değişmesinde etkendir. Su kabağının yanı sıra dut ağacından da kemane yapılmaktadır. Şu anda kemanede normal bağlama telleri (çelik ve sırma) kullanılmaktadır. Ancak kemanenin doğal yapısı ile orantılı olarak keman telleri de kullanılabilir. Kemane at kılıfından yapılmış yay ile çalınır. İyi, kaliteli ve gür ses elde etmek için kıllar üzerine reçine sürülür. Tizden peste doğru, bağlama ya göre 1-Re, 2-La, 3-Re, 4-Sol şeklinde (tunere göre F,C,F,A#) akort edilir.

Kaynak: Vikipedi

Bu öğeyi yazdır

  Kemençe Hakkında
Gönderen: leaquid - 01.11.2018, 09:46 - Forum: Kemençe - Cevap Yok

Kemençerebapkeman türü yaylı çalgılarla akraba olduğu sanılan, bir yay yardımıyla çalınan üç telli geleneksel halk çalgısının adı olup, klasik kemençe ile karıştırılmasını önlemek amacıyla Karadeniz kemençesi olarak da adlandırılmaktadır.

Bilinen en eski yaylı enstruman olan rebap (Arapça rababah) Avrupa’ya, 9. yüzyılda Bizans üzerinden (lyra adıyla) ve MS 11. yüzyılda Müslüman Arapların kontrolü altında olduğu dönemde İspanya üzerinden Rebec adıyla iki koldan yayılmış, Orta Çağ ve Erken Rönesans dönemi boyunca yoğun olarak kullanılmıştır. Çok sayıda farklı teoriye karşın Karadeniz kemençesinin Rumlar tarafından Kapadokya kemanesi olarak da adlandırılan Kabak kemane'den form olarak ne zaman farklılaştığı kesin olarak bilinmemektedir.

Araştırmacı Yazar Mehmet Bilgin'in Doğu Karadeniz Etnik Tarihi Üzerine adlı yazdığı kitapta, Karadeniz kemençesinin Kıpçak Türkleri'ne ait bir çalgı olduğunu, Gagavuz Türkleri'nin de bu çalgıya kumança ve oyununun adına da Horon dediklerini yazmıştır.


Karadeniz kemençesi temel müzik aleti olduğu özellikle OrduGiresunGümüşhaneTrabzonRizeArtvinSamsunBayburtSivas'ın iç Karadeniz bölgesinde kalan Suşehri , Akıncılar çevresinde ve , Cumhuriyet döneminde Karadenizlilerin topluca göç ettiği Adapazarıİzmit Yalova Orhangazi köylerinde ve büyük şehirlerde, 1923 mübadelesiyle Yunanistan'a giden Rumlar tarafından başta Selanik olmak üzere Kuzey Yunanistan'da yer alan göçmen köylerinde kullanılmaktadır.Kemençe artık evrensel bir çalgı aleti olmak yolunda emin adımlarla ilerlemiştir.İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde de ilgisi görülmektedir.

Kaynak: Vikipedi

Bu öğeyi yazdır

  Keman Hakkında
Gönderen: leaquid - 01.11.2018, 09:35 - Forum: Keman - Cevap Yok

Keman (veya viyolon), viyola ve viyolonselin de bulunduğu violin ailesinin en yüksek tondan çalan, en küçük üyesidir. Dört teli vardır. Akord sesleri pesten tize sol, re, la ve mi'dir.
Keman yayına arşe denir. Arşede yapay ya da gerçek at kılının yanı sıra ham misina olarak adlandırılan bir madde de kullanılabilir. Ayrıca yayını düzgünleştirmek ve sesi güzelleştirmek amacıyla arşeye reçine adı verilen madde sürülür. Reçine bala benzeyen sarı renkli katı bir maddedir.
Almanca Geige, Fransızca violon, İngilizce violin, İtalyanca violino'dur. Uzunluğu 60 cm'dir. Yayla çalınan telli bir çalgıdır. Notası, ikinci çizgi Sol açkısı ile yazılır. Orkestralarda, genel olarak (Solo, I, II) üç partisi bulunur. Solo ve eşlik görevi verilir (özellikle bir solo çalgıdır). Hiçbir çalgıda olmayan ses rengiyle, çok zengin bir anlatım gücü vardır.
Keman çalmayı öğrenme süresi kişilerde enstrümanın kendi mekanizması, müzik kulağının olup olmaması ve çalma tekniklerinden, farklılıklarından dolayı değişiklik gösterir. Keman tutuşu, arşe çekişi notaların öğrenilmesi sonrasında basit notalı şarkılar çalınmaya başlanır.

Keman gibi yaylı enstrümanların kökeni, Orta Asya göçebe atlı kültürlerinden gelmektedir; Kazak Kopuzu buna misal olarak gösterilebilir. Tüm bu enstrümanların yayları günümüzde de olduğu gibi at kılından yapılır. Bu müzik aletleri, Orta Asya'dan İpek Yolu aracılığıyla, Çin'e, Hindistan'a ve Orta Doğu'ya yayılmıştır. Orta Doğu'da Bizanslir adı altında ilkel bir keman çeşidi geliştirmiştir. Günümüz anlamdaki keman ilk olarak 14.yüzyılda Kuzey İtalya'da ortaya çıktı. Bu dönemden sonra keman Avrupa'da yayıldı. İlk keman yapımcılarının Rebec, Rönesans da Fer tarafından Ortaçağ'da İtalya'da Lira da Braci, Fransa'da Viel adlarıyla kullanılan yaylı çalgılar Keman'ın atası sayılır. Lavignac, Keman'ın Türklerin Kemençe'yi guz (Oğuz Kemençesinden) alındığını yazar. Bazı kaynaklarda ise Arapların Rebab'ından geliştirildiği öne sürülmüştür. 16.ve 17. yüzyıldaki Keman yapım ustaları Nicolo AmatiPaolo Maggini, Giuseppe Guarneru, Antonio Stradivarius Keman'a son şeklini vermişlerdir. Keman asıl biçimi korumakla birlikte 19. yüzyılda bazı değişikliklere uğradı. Çağdaş kemanda gövde ve sap daha uzun, köprü daha yüksektir.

Kaynak: Vikipedi

Bu öğeyi yazdır